“`html
T24 Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır’da, polislere “düşman” denilen PKK lideri Abdullah Öcalan için düzenlenen özgürlük yürüyüşü hakkında, “Biz, Türkiye’nin artık ‘terörsüz bir atmosfere büründüğünü’ düşünürken, bu tür eylemleri Diyarbakır’dan duyduğumda gerçekten üzüntü duydum” açıklamasında bulundu. Erdoğan, “DEM heyetinin böyle bir yaklaşım içerisinde olduğunu düşünmek dahi istemiyorum” dedi.
Erdoğan, Körfez turu dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularına yanıt verdi. İç politika hakkında sorulan sorular ve aldığı yanıtlar şöyle:
SORU – Sayın Cumhurbaşkanım, terörsüz Türkiye meselesi ile ilgili bir konu sormak istiyorum. DEM Parti, son zamanlarda bu süreçte olumsuz bir tutum sergiliyor mu? Diyarbakır’daki bir gösteride olumsuz sözler söylendi. Düşünceniz nedir? Yani DEM Parti, başlangıçtaki tutumunu devam ettiriyor mu, yoksa bir gevşeme mi söz konusu?
Ben, DEM Parti’den bu tip bir yaklaşım beklemezdim. Bu hafta sonuna kadar DEM Heyeti’ni kabul etmeyi planlıyoruz ve bu konular üzerinde görüşeceğiz. Kendilerinin bu anlayışa sahip olduğunu düşünmek dahi istemiyorum. Pervin Hanım ile de bu konularda birçok görüşmemiz oldu. İnşallah, bu cumartesi yapacağımız toplantıda durumu yeniden değerlendiririz.
Çünkü terörsüz bir Türkiye’nin sadece bize değil, tüm halkımıza yararı var. Lazı, Türkü, Kürdü ile hepimize, 86 milyon insanımız için faydalıdır. Ülkemizde “terörsüz bir ortam oluştu” düşüncesindeyken, bu tür durumlarla Diyarbakır’dan karşılaşmak beni üzüyor. İnşallah, ekip olarak barış, huzur ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir Türkiye inşa etmeyi başarırız.
SORU – Irak ve Suriye tezkeresi Meclis’te oylanırken CHP’nin ret oyu vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu durum, sanki “askerlerimiz orada olmasın” gibi bir yaklaşım mı taşıyor?
Irak ve Suriye’deki varlığımızı herkes biliyor. Ama Cumhuriyet Halk Partisi, bu durumu hala anlayabilmiş değil. Bu mesele, sadece bir parti meselesi değil, ülke meselesidir. Bu gelişmelerin, CHP’nin bu gerçeği anlaması adına bir fırsat oluşturacağını düşünüyorum. Çünkü tabandan onlara büyük bir baskı gelecektir. Suriye ve Irak’taki mücadele, yalnızca teröre karşı bir savaş değil, aynı zamanda Türkiye’nin bekasına karşı gerçekleştirilen bir oyunun bozulmasıdır. Bu konudaki çabalarımızdan sonuç almakta olduğumuza inanıyorum. İstikrarsızlığın olduğu yerlerde, terör örgütleri güçlenir. Bu fırsatı onlara asla vermemeliyiz. CHP yönetimi, sınırlarımız ötesindeki tehlikeleri bertaraf etme çabalarımızdan neden rahatsız olduklarını açıklamalıdır. Türkiye’nin güvenliğini, CHP’lilerin rahatsız olmaması için riske atamayız.
SORU – İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir gibi büyükşehirlerde yaşanan su krizi ile ilgili düşünceniz nedir? Belediyelerin bu konudaki yetersizliği eleştiriliyor. Hükümetin bu duruma bir çözüm planı var mı?
Kuraklık, doğal bir gerçektir ancak kuraklığa karşı önlem almamak ciddi bir yönetim zaafıdır. Bugün yaşanan durum, geçmişe dayanan ihmallerin sonucudur. Belediyecilik, sadece sosyal medyada görünmekle veya afişler asmakla sağlanamaz. Ben buna aşinayım. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı iken benzer sorunlar yaşandı. Bu noktaya tekrar geldik. İş başına düştüğümüzde, vatandaşlarımızı susuz bırakamayız. Devlet Su İşleri’ne gerekli talimatları verdik. “Her an hazır olun” dedik. Barajlardaki doluluk oranlarında önemli bir düşüş yaşansa da, DSİ elimizden gelen her şeyi yapıyor. Geçmişte olduğu gibi, yeni barajlar inşa edip, mevcut olanları faaliyete geçirdik. İstanbul’a Melen’den su aktardık. Anadolu yakasından Avrupa yakasına denizin altındaki borularla su transfer ettik. Biz gerekeni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Su sorununu çözmek için projeler üretip gerekli adımları atıyoruz. Ankara, Bursa, İstanbul gibi şehirler su sıkıntısı çekiyor. Ancak halkımızı susuz bırakmayacağız.
SORU – Şu anda kamuoyunda Aziz İhsan Aktaş davası olarak bilinen Beşiktaş Belediyesi’ne yönelik bir dava devam etmekte. İddianamede yer alan ifadeler tarihe kara lekelerle geçecek cinsten. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, bu durumu eleştirmesi gerekirken, sizi ve AK Parti’yi hedef alıyor. Bu konu hakkındaki düşünceniz nedir?
Bu düşünce yapısının hala Yassıada dönemlerindeki gibi durduğunu söyleyebilirim. O adayı Demokrasi ve Özgürlükler Adası haline getirdik. Onlar, iktidara gelirlerse AK Partilileri yargılayacaklarını söylüyorlar. Bu faşizan zihniyetten hala kurtulamamışlar. İnsanlar artık CHP’yi tanıyor, “cambaza bak” politikalarını biliyor. Biz her zaman “adalet yerini bulmalı, kim ne yaptıysa hesabını hukuk önünde vermeli” dedik. Ama bu anlayışı halen kavrayamamış durumdalar. Milletin paralarından kuleler dikip, belediyeleri rüşvet ve yolsuzluk merkezi haline getirip, yargı devreye girdiğinde tehditle karşılık vermek, elbette kabul edilemez. CHP’li belediyelerdeki olaylar, belgeler ve bilgilerin ortaya çıkmasını sağladı. Sayın Özel’in tehditleri, aslında bir bahaneden başka bir şey değil. Beşiktaş’la ilgili söyledikleriniz, zaten herkesin malumu. Çok sayıda belge ve bilgi çıkış yolu buldu. Biz kendimizden eminiz, üzerimize düşen her şeyi yapıyoruz. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, milletimiz her şeyi görüyor.
“`