Her gün kullandığımız üründe büyük tehlike! Tuvalet kağıdındaki gizli tehdit

Haber gorseli

Uluslararası bir araştırmada, farklı kıtalarda satışa sunulan ticari tuvalet kağıtları ile atık su çamurları mercek altına alındı. Dünyanın dört bir yanından toplanan örnekleri inceleyen uzmanlar, tuvalet kağıtlarında ve atık sularda çok sayıda farklı türde PFAS maddesine rastladı. Bu durum, günlük yaşamda sıklıkla kullanılan hijyen ürünlerinin küresel çaptaki kimyasal yayılımda önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koydu.

“Sonsuz kimyasallar” olarak bilinen PFAS (per- ve polifloroalkil maddeler), doğada ve insan vücudunda son derece uzun süre parçalanmadan kalabilme özelliğiyle öne çıkıyor. Çevre ve sağlık örgütlerinin verilerine göre bu zararlı maddeler; doğurganlığın azalmasından hamilelikte yüksek tansiyona, gelişim sorunlarından bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve aşı etkinliğinin düşmesine kadar pek çok ciddi probleme yol açabiliyor. Ayrıca hormon dengesizlikleri, yüksek kolesterol, düşük doğum ağırlığı ve bazı kanser türlerinin riskini artırması da tespit edilen en kritik tehlikeler arasında gösteriliyor.

Araştırmadaki en çarpıcı bulgu ise bu kimyasalların büyük çoğunluğunu oluşturan özel bir PFAS türevinin varlığı oldu; zira incelenen tuvalet kağıtlarındaki zararlı maddelerin neredeyse tamamını, atık sulara karışan kimyasalların da yarısından fazlasını bu tek bileşik oluşturuyor. Bilim insanları, tuvalet kağıdı kullanımıyla atık su sistemlerine taşınan bu bileşiğin zamanla parçalanarak insan vücudu ve doğa için çok daha zehirli, eser miktarı bile ciddi sağlık riskleri taşıyan yeni bir kimyasal türeve dönüştüğüne dikkat çekiyor. Uzmanlar, kanalizasyon sistemlerinde yaşanan bu tehlikeli dönüşümün ve yaratabileceği tehditlerin acilen ve detaylıca araştırılması gerektiğinin altını çiziyor.

Üstelik bu tehlike yalnızca tuvalet kağıdıyla da sınırlı değil. PFAS kimyasallarına daha önce şampuan, sabun, temizlik malzemeleri, gıda ambalajları ve plastik ürünlerin yanı sıra halılarda, itfaiye köpüklerinde, tampon ve hijyenik ped gibi kişisel bakım ürünlerinde de sıkça rastlanmıştı. Doğada kaybolmayan bu zararlı maddelerin günümüzde toprağa, içme sularına, vahşi yaşama, hatta insan kanına ve anne sütüne kadar sızdığı biliniyor.

Araştırmayı yürüten bilim insanları, tuvalet kağıdının atık su sistemlerine bu zararlı kimyasalları taşıyan ana kaynaklardan biri olduğuna dikkat çekerek üretim süreçlerinde alternatif ve temiz yöntemlerin acilen geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, hem çevrenin hem de insan sağlığının korunabilmesi için “sonsuz kimyasallar” ve benzeri kalıcı maddelerin kullanımının kademeli olarak azaltılmasının hayati önem taşıdığını ifade ediyor.

yok

Author: Tolga Kurt