Dünya’nın doğal olayları karşısında insanlık çoğu zaman çaresiz bir izleyici kalıyor. 1883 yılında meydana gelen Krakatoa Yanardağı’nın devasa patlaması, sadece binlerce yaşamı sona erdirmekle kalmadı, aynı zamanda yeryüzündeki ses seviyelerini de altüst etti. Bu felaket, tam 310 desibel ses çıkararak tarih boyunca kaydedilen en yüksek ses olarak tarihe geçti.
Günlük hayatımızda karşılaştığımız sesler, geçmişte yaşanan bu gibi devasa olayların yanında neredeyse fısıldama seviyesinde kalıyor. Bilimsel araştırmalar ve tarihi belgeler, en yüksek sesin doğa tarafından yaratıldığını net bir şekilde ortaya koyuyor. İnsanların yarattığı en yüksek gürültü ise, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin 1961 yılında gerçekleştirdiği Çar Bombası’nın patlamasında kaydedildi. 50 megaton gücündeki bu nükleer bombanın patlaması, İkinci Dünya Savaşı’ndaki Hiroşima atom bombasından tam 3.800 kat daha güçlüydü ve yaklaşık 224 desibel seviyesinde bir ses çıkardı. Normal bir insan nefesi yaklaşık 10 desibel, gürültülü bir elektrikli matkap ise ortalama 95 desibel civarındadır. Desibel ölçeği logaritmik bir ölçektir; bu nedenle her 20 desibel artış, sesin gücünü 100 kat artırır. Dolayısıyla 224 desibel, insanın algı sınırlarını çok aşan bir gürültü anlamına geliyor.
Doğal afetler söz konusu olduğunda, sesin gücü insan yapımı teknolojilerle karşılaştırılamayacak kadar etkileyici. Bu alandaki en dikkat çekici olaylardan biri, 30 Haziran 1908 tarihinde Sibirya’da meydana gelen Tunguska Olayı’dır. Bu devasa patlama, 10 ila 20 megaton gücünde olup, Londra büyüklüğünde bir ormanlık alanı yok etti. Ses dalgaları, patlama merkezinin 1.000 kilometre uzağında bile duyuluyordu. Patlama anında 60 kilometre mesafedeki insanlar, şok dalgaları nedeniyle yerlerinden fırladı. Tunguska patlamasının ses seviyesi ise yaklaşık 300 desibel olarak tahmin ediliyor.
Ancak dünya tarihinin en yüksek ses unvanı, Tunguska’ya değil, başka bir felakete aittir. 20 Mayıs 1883’te Krakatoa Yanardağı, 200 megaton gücünde patladı ve bu olay, yaklaşık 60.000 insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Patlama sırasında çevredeki denizcilerin kulak zarları yırtılacak kadar yüksek bir ses seviyesi oluştu. Patlamanın etkileri, olay yerine 160 kilometre mesafedeki bölgelerde bile 172 desibel olarak ölçüldü. Olay sırasında 64 kilometre uzaktaki RMS Norham Castle isimli İngiliz gemisinin kaptanı, mürettebatının yarısının kulak zarlarının patladığını ve kıyamet gününün geldiğini not aldı.
Krakatoa’nın yarattığı bu gürültü, geleneksel ses sınırlarını aşarak bir şok dalgası haline geldi. Bu devasa enerji dalgası, 4.800 kilometre uzaktan bile net bir şekilde duyulabiliyordu ve dünyayı tam üç kez turladı. Bilim insanları, bu sesin 310 desibele ulaştığına inanıyor. Kısacası, doğanın gücü karşısında insanoğlunun yarattığı gürültüler, tarih boyunca bu tür felaketlerin yanında oldukça önemsiz kalıyor.