Sagrada Familia, 172,5 metreyle dünyanın en yüksek kilisesi oldu Posted on 14 Haziran 2026 by Yusuf Arslan İspanya’nın Barcelona kentinin simgelerinden Sagrada Familia’nın Şubat’ta tamamlanan devasa İsa Mesih Kulesi, kiliseyi 172,5 metre yüksekliğe ulaştırdı ve dünyanın en yüksek kilisesi unvanını pekiştirdi. İsa Mesih Kulesi, “Tanrı’nın mimarı” diye anılan Antoni Gaudi’nin 100. ölüm yıldönümünde Papa 14. Leo’nun da katıldığı bir törenle açıldı. Havai fişek gösterisinin yapıldığı törene katılanlar arasında İspanyol kraliyet ailesinden Kral Felipe, Kraliçe Letizia ile Başbakan Pedro Sanchez de vardı. Haziran 1926’da, kiliseye gitmek için caddeden geçerken bir tramvayın çarpması sonucu perişan halde bir yaşlı adam hayatını kaybetmişti. Birkaç gün sonra bir yoksullar hastanesinde öldü. Bu adam, efsanevi mimar Antoni Gaudi idi. Gaudi, ardında çok önemli bir görev bıraktı. İspanya’nın kuzeydoğusundaki Barcelona’da kentin simgelerinden, yüksek bir kilise olan Sagrada Familia’nın inşaatının tam ortasında öldü. Uzaktan bakıldığında, kilise şehrin siluetinin üzerinde dikenli, organik bir dev gibi yükseliyor. Yakından bakıldığında ise daha da canlı bir şeye benziyor. İncil sahnelerini betimleyen, hipnotize eden detaylı cepheler, taştan fışkırıyormuş gibi görünüyor. Gaudi’nin ölümünden çok sonra da devam etmesini amaçladığı Sagrada Familia’nın inşası, efsane mimardan sonra bu görevi sürdürenler için olağanüstü zorluklar yarattı. Gaudi’nin eskizleri ve modelleri, 1936’daki İspanya İç Savaşı sırasında yok edildi ve haleflerinin üzerinde çalışabileceği çok az malzeme kaldı. Yüksek kulelerin bir zamanlar temellerine göre çok yüksek ve rüzgara karşı savunmasız olduğu düşünülüyordu. Bununla birlikte, ölümünün üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen, kilisenin merkezindeki en yüksek nokta olan İsa Mesih Kulesi, 172,5 metre yüksekliğiyle hala ayakta duruyor. Bu sayede Sagrada Familia, dünyanın en yüksek kilisesi unvanını kazandı. Antik dönemden ilham Sanat tarihçisi ve Gaudi’nin biyografisini yazan Gijs van Hensbergen’e göre, genç, son derece hırslı ve dindar bir Katolik mimar olan Gaudi’nin iki amacı vardı. “Öncelikle, taştan bir İncil yaratmak. Sagrada Familia da bu. Fakat aynı zamanda önceki mimari tarzların tüm hatalarını düzeltmek.” Bunu yapmak için, antik dünyanın harikalarından biri olan, günümüz Irak sınırlarındaki antik Tizpon şehrindeki Tak-i Kisra’da, katenari kemer adı verilen son derece sağlam bir yapının etkileyici bir erken dönem örneğine bakması gerekti. Gaudi, katenari kemerin, dönemin katedrallerinin can sıkıcı bir unsuru olarak gördüğü kusuru düzeltmesine imkan vereceğine inanıyordu. Büyük neo-gotik kiliseler, tonozlu çatılarını desteklemek için uçan payandalara – üst duvarlardan alt seviyelere uzanan taş parmaklara – dayanıyordu. Gaudi, kuleleri kendi ağırlığını taşıyamayan bir binayı ayakta tutmak için kullanılan “destekler” olarak görüyordu. Bunun yerine, binanın 18 kulesi için katenari kemerine yöneldi. Bu şekilden ilham alındığında, kuleler kendi ağırlıklarını taşıyabiliyordu. Van Hensbergen “Açıkça matematikten büyülenmiş biriydi ama bu hep Yaratıcının eseri olduğu içindi” diyor. Gaudi, yerçekiminin ve katenari kemerinin ilahi icatlar olduğuna inanıyordu. Yapılar ve kuvvetler hakkındaki bilgisi geliştikçe, yapısal olarak gerekli olmayan tonozları ve kemerleri kaldırma konusunda daha da güven kazandı. Küresel mühendislik firması Arup’ta Sagrada Familia üzerinde çalışan bir ekibe liderlik eden yapı mühendisi Liam Duff “Tapınağı üç kez yeniden tasarladı” diyor. Kilisenin içindeki merkezi alan olan neft için, sadeleştirilmiş dallanan sütunlar kullandı. Doğadan ilham aldı ve bunlar ağaçlara benzeyecek şekilde inşa edildi. Dalları yukarı doğru uzanıyor, çatının ve kulelerin ağırlığını taşıyordu. Kilisenin orta salonunda, batı cephesindeki vitray pen
Sagrada Familia, 172,5 metreyle dünyanın en yüksek kilisesi oldu